Cumhuriyetimizin 100. yılını onurlandıran bu özel hatıra parası, Türkiye’nin bir asırlık tarihine saygı duruşunda bulunarak geçmiş ile geleceği birbirine bağlayan bir simge olarak tasarlanmıştır.
Altın, insanlık tarihi boyunca zenginlik, güç ve ihtişamın bir sembolü olarak görülmüştür. Bu değerli metalin mimarideki kullanımı, yalnızca estetik bir tercih olmanın ötesinde, aynı zamanda bir dönemin kültürel...
Altın, sadece mücevher sektöründe değil, modern elektronik teknolojilerinin de vazgeçilmez metallerinden biridir. Günlük hayatta kullandığımız telefonlar, bilgisayarlar, veri merkezleri, tıbbi cihazlar ve savunma sanayi ekipmanlarında altın, genellikle ince bir kaplama (gold plating) şeklinde kullanılmaktadır.
Granül altın, saf altının boncuk formuna getirilmiş halidir ve genellikle 24 ayar saflık seviyesinde üretilir. Yuvarlak mikro taneler şeklinde hazırlanması sayesinde kolay erir, hızlı işlenir ve düşük fire ile üretim yapılmasını sağlar. Bu özellikleriyle granül altın, kuyumculuk ve döküm süreçlerinin en önemli hammaddelerinden biridir.
Altın takılar, zarafetin ve değerin simgesidir. Ancak her altın görünümlü takı, gerçekten saf altından yapılmış değildir. Günümüzde birçok takı altın kaplama yöntemiyle üretilmektedir. Peki altın kaplama ile gerçek altın arasındaki fark nedir? Hangisi daha değerlidir, nasıl ayırt edilir?
Altın... Yüzyıllardır zenginliğin, gücün ve sonsuzluğun sembolü olmuştur. Ancak bu parlak metal, yeraltından çıkarılıp bir madeni paraya ya da zarif bir süs eşyasına dönüşene kadar binlerce yıllık bir serüven yaşadı. Peki, insanlık altını ilk ne zaman keşfetti? Onu eritip şekillendirmeyi ilk kim akıl etti?
Altın, yüzyıllardır güvenin, kalıcılığın ve değerin simgesi olmuştur. Günümüzde ise külçe altın, hem yatırımcıların hem de koleksiyonerlerin sıkça tercih ettiği bir değer biçimidir. Ancak külçe altın satın alırken özellikle paketli ürünlerde dikkat edilmesi gereken bazı önemli detaylar vardır. Çünkü altının değeri kadar doğruluğu, saflığı ve orijinalliği de büyük önem taşır.
Türkiye’de yatırım ve hediye denildiğinde akla gelen ilk altınlardan biri olan Ata Altın, hem tarihi hem de teknik özellikleriyle dikkat çeker. Ancak birçok kişi bu özel altın türünün arkasındaki detayları tam olarak bilmez. İşte Ata Altın’ın bilinmeyen yönleri:
Osmanlı İmparatorluğu, yalnızca siyasi gücüyle değil, sanata ve zanaata verdiği önemle de tarihe damgasını vurmuştur. Bu medeniyetin en göz kamaştırıcı alanlarından biri de altın işçiliği ve onu yaşatan zanaatkâr geleneğidir. Saraylardan çarşılara, sultanların mücevherlerinden halkın takılarına kadar, Osmanlı altın ustalarının elinden çıkan eserler hem zarafeti hem de emeği temsil ediyordu.
Altın, yüzyıllardır hem yatırım hem de mücevher olarak değerini koruyan en önemli kıymetli madenlerden biridir. Ancak bir altının gerçekliğini ve saflığını anlamanın en güvenilir yollarından biri darphane damgasıdır. Peki “altın darphane damgası” ne anlama gelir?
Altın, insanlık tarihi boyunca yalnızca bir değer ölçüsü veya yatırım aracı olmaktan çok daha fazlasını temsil etmiştir. Onun ışıltısı ve dayanıklılığı, mitolojik anlatılarda da kendine geniş bir yer bulmuş; güç, ölümsüzlük, zenginlik ve ilahi kudretin sembolü haline gelmiştir. Peki, mitolojik hikâyeler altına yüklenen anlamları ve bugünkü algımızı nasıl etkilemiştir?
Altın, tarih boyunca en değerli yatırım araçlarından biri olmuştur. Hem ziynet eşyası hem de birikim aracı olarak kullanılan altın, yüksek değerinden dolayı zaman zaman taklit edilmekte veya düşük ayarlı olarak piyasaya sürülmektedir. Bu nedenle altın alırken dikkatli olmak, sahte altını ayırt edebilmek büyük önem taşır. Peki sahte altın nasıl anlaşılır? İşte güvenilir yöntemler...